enflasyonemeklilikötvdövizakpchpmhp
DOLAR
32,5269
EURO
34,7416
ALTIN
2.485,02
BIST
9.524,59
Adana Adıyaman Afyon Ağrı Aksaray Amasya Ankara Antalya Ardahan Artvin Aydın Balıkesir Bartın Batman Bayburt Bilecik Bingöl Bitlis Bolu Burdur Bursa Çanakkale Çankırı Çorum Denizli Diyarbakır Düzce Edirne Elazığ Erzincan Erzurum Eskişehir Gaziantep Giresun Gümüşhane Hakkari Hatay Iğdır Isparta İstanbul İzmir K.Maraş Karabük Karaman Kars Kastamonu Kayseri Kırıkkale Kırklareli Kırşehir Kilis Kocaeli Konya Kütahya Malatya Manisa Mardin Mersin Muğla Muş Nevşehir Niğde Ordu Osmaniye Rize Sakarya Samsun Siirt Sinop Sivas Şanlıurfa Şırnak Tekirdağ Tokat Trabzon Tunceli Uşak Van Yalova Yozgat Zonguldak
İstanbul
Az Bulutlu
16°C
İstanbul
16°C
Az Bulutlu
Cuma Hafif Yağmurlu
15°C
Cumartesi Parçalı Bulutlu
20°C
Pazar Az Bulutlu
21°C
Pazartesi Az Bulutlu
20°C

Aristo Diyeti ve Elementler Yaklaşımı

Aristo; astronomiyi incelemiş ve yazmıştır. Çevremizde gördüğümüz şeylerin sürekli olarak değiştiklerini, değişmenin dış dünyaya ilişkin deneyimimizin en temel olgularından biri olduğunu kabul etmiştir. İnsan da dahil olmak üzere, var olan canlı ya …

Aristo Diyeti ve Elementler Yaklaşımı
15/03/2024 09:37
4
A+
A-

Aristo; astronomiyi incelemiş ve yazmıştır. Çevremizde gördüğümüz şeylerin sürekli olarak değiştiklerini, değişmenin dış dünyaya ilişkin deneyimimizin en temel olgularından biri olduğunu kabul etmiştir. İnsan da dahil olmak üzere, var olan canlı ya da cansız bütün nesnelerin basit cisimlerden; toprak, hava, su ve ateş gibi dört öğeden meydana geldiğini öne sürer. Odun, ateş, su, metal ve toprak.

Bu elementler arasındaki bağ, karşılıklı verimlilik ve zararlılıktır. Doğa ve beden dengede olmalıdır. Örneklemek gerekirse; su odunu, odun ateşi besler, ateş toprağı meydana getirir, toprak metali barındırır ve metal suya şekil verir. Bu karşılıklılığın tamamlayıcı bir döngüsüdür. Aynı şekilde su ateşi söndürür, ateş metali eritir, metal odunu keser, odun toprağı tarar. Toprak da suyu durdurarak karşılıklı zararlılığın tamamlayıcı döngüsünü oluşturur. Bu çift yönlülük beş element arasındaki bir ilişkidir ve dengeyi oluşturur.

Beş elementin her biri belirli bir yüzü, teni, organı ve şekli simgeler:

s 8d557cf371c0ba4f6085d5e0976975360d3eebd2

Ateş elementinin temsil ettiği yön güneydir. Yüzde alınla temsil edilir, vücutta kalbe denk gelir. Mevsimi yazdır, rengi kırmızıdır. Sivri bir biçimle simgelenir, değeri ise görgü kuralıdır.

Metal elementinin temsil ettiği yön batıdır. Yüzde gözle temsil edilir, vücutta akciğere denk gelir. Mevsimi sonbahardır, rengi beyazdır. Köşeli bir biçimle simgelenir, değeri ise dürüstlüktür.

Odun elementinin temsil ettiği yön doğudur. Yüzde kulakla temsil edilir, vücutta karaciğere denk gelir. Mevsimi ilkbahardır, rengi yeşildir. Uzun bir biçimle simgelenir, değeri ise iyiliktir.

Su elementinin temsil ettiği yön kuzeydir. Yüzde ağızla temsil edilir, vücutta böbreğe denk gelir. Mevsimi kıştır, rengi siyahtır. Yuvarlak bir biçimle simgelenir, değeri ise zekâdır.

Toprak elementinin temsil ettiği yön ortadır. Yüzde burunla temsil edilir, vücutta dalağa denk gelir. Mevsimi mevsim ortasıdır, rengi sarıdır. Kalın bir biçimle simgelenir, değeri ise güvenilirliktir. Beslenme tarzımız ilaç, kimya ve gıda endüstrinin kararları ile değil, ihtiyaçlarımıza göre belirlenir. Organların sağlıklı olması için dengeli beslenmek gerekmektedir. Dünyada gelişmiş ülkelerde 20 yaşın üzerindeki yetişkinlerin neredeyse üçte biri obez; 13 kişiden birinin diyabet ve kalp hastalığı var. 1900’lü yıllarda başlayan protein tabanlı beslenme akımının artık sorgulanma zamanı gelmiştir.

Toplumsal bilinçaltına işleyerek tüm dünyaya yayılan bu akımın genel prensipleri şöyleydi:

Medeni olan bol miktarda hayvansal protein tüketir. Zenginler et yer, fakirler sebze, patates ve ekmek yer. Yeterince et ya da protein tüketmek elitist olmaktır, sınıf atlamaktır.

Daha medeni olan et tüketir.

Araştırmacılar giderek yaygınlaşan sağlık problemlerinin çözümü için çeşitli çalışmalara yöneliyor. Cornell ve Oxford Üniversitelerinin, Çin Önleyici Tıp Akademisi ortaklığıyla yaptıkları geniş kapsamlı beslenme çalışmasının da uzun süreli sağlık için bir çığır açacağını kimse fark etmemişti. “China Study”* isimli çalışmanın sonuçları ağırlıklı olarak bitkisel bazlı beslenmeyi öneriyordu. Et, süt, yumurta, yoğurt, balık, tavuk gibi hayvansal proteinlerle beslenirken hem medyanın hem de toplumun verdiği bilinçaltı ile fit ve formda hissedebiliyorduk ancak bu kadar “sağlıklı” beslenirken neden bu kadar çok ilaç kullanıyorduk?

İşte bu noktada devreye giren Aristo diyeti, kişinin dengede olmasını sağlar.

YouTube

X

Instagram

Bu makalede öne sürülen fikir ve yaklaşımlar tamamıyla yazarlarının özgün düşünceleridir ve Onedio’nun editöryal politikasını yansıtmayabilir. ©Onedio

ETİKETLER: , ,
Yorumlar

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yukarıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.